Makaleler

Sık Yaşanan Enfeksiyonlar!

Kovid-19 salgını sırasında, Hollywood yapımlarında izlediğimiz tüm insanlığı tehdit eden virüs salgını korku filmini yaşadık adeta. Bu salgın sırasında çok şey öğrendik, örneğin sitokin fırtınası terimi sağlık sektöründen olmadığı halde bir sürü insanın bilgi dağarcığına yerleşti.

Bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirmemiz gerektiği, ellerimizi nasıl yıkamamız gerektiği bilim insanları, hekimler tarafından uzun uzun anlatıldı. Salgın geçti ve biz o günlerde titizlikle yaptığımız bazı şeyleri terk ettik.

Kovid-19 salgını geçti ama biz başka salgınlarla uğraşmaya devam ediyoruz. Yaşadığımız enfeksiyonlar hala devam ediyor. Sık sık yaşanan enfeksiyonlar, yaşam kalitesini hem hasta hem de hasta yakınları için düşürdüğü gibi ülke ekonomisine de sekte vurabiliyor. Bu nedenle sık yaşanan enfeksiyonlara nelerin sebep olduğunu, yaşamamak için neler yapabileceğimizi tekrar hatırlamakta fayda var.

Yapılan araştırmalara göre, kalıtımsal olan bağışıklık (immün) sistemi yetmezliklerinde genellikle hasta yetişkinlik çağına ulaşamadığı için yetişkinlerde görülen immün yetmezliklerinden kaynaklanan enfeksiyonlarda kalıtım genellikle aranmamakta, enfeksiyona neden olabilecek başka hastalıkların olasılığına dikkat edilmektedir. Sık enfeksiyona neden olan, sonradan oluşabilen immün yetmezliklerinde; diyabet, kanser, HIV, siroz, uzun süreli kortizon kullanımı, radyoterapi, nefrotik sendrom, nörolojik ve otoimmün hastalıklar gibi birçok hastalık sayılabilir (*).

Sık enfeksiyona maruz kalan yetişkin hasta, ilgili doktorlara müracaat ederek enfeksiyonuna neden olan alt hastalığın nedeninin araştırılmasını istemeli ve bağışıklığını yükseltecek bir yaşam tarzı benimsemelidir. Bunun için yapılması gerekenleri doktorlarından öğrenebileceği gibi yine doktorlarının tavsiye edeceği gıda takviyeleri yararlı olacaktır.

Çocuklarda karşılaşılan sık enfeksiyona maruz kalma durumu kalıtımsal olabileceği gibi, sigara dumanına maruz kalma, dengeli beslenmeme, okula/kreşe başlama döneminde çevreden aldığı enfeksiyonlar etkili olabilmektedir.
Kesinliği kanıtlanmış ve hepimizin bildiği bir başka konu da bebeğin doğduğu andan itibaren anne sütünün onu enfeksiyonlara karşı koruduğudur. Anne sütü, bebek en az altı aylık oluncaya kadar verilmelidir.

Anne Sütü-Laktoferrin İlişkisi

Anne sütünde de bulunan lactoferrin, insan ve diğer memeli canlılarda epitelyal veya lökositlerce doğal olarak üretilen şeker ve protein moleküllerinin birleşmesiyle oluşmuş çok işlevli doğal bir moleküldür (glikoproteindir). Mukozal yüzeylerimizi ıslatan tüm vücut sıvılarında bulunmaktadır. Anlaşılacağı üzere, lactoferrin doğal, güvenli ve etkili bir bağışıklık sistemi güçlendiricisidir. Bir patojen tarafından enfekte olan bir konak kişi, grip, soğuk algınlığı, uçuk (Herpes) ve daha birçok enfeksiyon tipi geliştirebilir. Bu durumda, laktoferrin bir virüsün konak hücrelerin yüzeyine tutunmasını engeller, böylelikle virüsün çoğalmasını önler ve sistemik bağışıklık sağlığını güçlendirir (**).

Laktoferrin aynı zamanda konakta Th1 Sitokin yanıt uyarımını (koruyucu bağışıklık yanıtı) güçlendirirken, doğal katil hücrelerin (beyaz kan hücrelerinin bir türü) sayısını da artırır [***]. Laktoferrinin bağışıklığı korumasını sağlayan bir diğer yol, demire bağlanmak ve onu enerji üretimi için demire gereksinim duyan patojenik bakterilerden uzak tutmaktır [****]. Laktoferrinin multi fonksiyonel rolü, onu bağışıklık sistemi için vazgeçilemez hale getirmektedir.

Sık enfeksiyon yaşayan bireylerin (yetişkin veya çocuk), doktorun tavsiyesi ile lactoferrin içeren gıda takviyesi kullanması (altta yatan başka bir hastalık yoksa) bu rahatsızlığın ortadan kalkmasına yardımcı olabilmektedir.
Lactoferrini araştıranlar gibi, insan sağlığına katkı sunan tüm bilim insanlarına saygıyla…

 

Laktoferrin’in Genetik Üzerine Etkileri

Kaynaklar

* Makale #8568 Yazan Prof.Dr. Cengiz Kırmaz (Mart 2012) https://www.tavsiyeediyorum.com/makale_8568.htm
** Wakabayashi H, et al (2014) Lactoferrin for prevention of common viral infections. J Infect Chemother. 20(11):666-71. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25182867
***Donovan SM (2016) The role of lactoferrin in gastrointestinal and immune development and function: A preclinical perspective. J Pediatr. 173S:S16-28. http://www.jpeds.com/article/S0022-3476(16)00295-X/pdf
****Intracellular niches of microbes: A microbes guide through the host cell (2009) Eds: UE Schaible, A Haas, John Wiley & Sons, ISBN 3527629181.

 

Laktoferrin’in Genetik Üzerine Etkileri

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu